= = ERKİN KORAY = =

ERKIN KORAY TUTKUSU


 

24 Haziran 1941 de dünyaya gözlerini acan Erkin Koray, emsalleri Baris Manco ve Cem Karaca gibi sanatci bir aileden geliyordu.

 

Annesi Vecihe Koray, Istanbul Sehir Orkestarsinda ve Radyo Senfoni Orkestarsinda görevliydi. Fakat her ailede oldugu gibi Baba Enver ve Anne Vecihe ogullari Erkin in mühendis veya doktor olmasi yönünde tavir aliyordu.

 

Alman Lisesinde okurken, arkadaslariyla kendi halinde müzik yapmaya baslayan Erkin, Kendi tabiriyle "agabeyleri" sayesinde konser verme imkanina kavusuyor ve ondan sonrada konser tekliflerinin ardi ardasi kesilmiyordu.

 

Konserler arttikca, derslere ilgi azaliyordu. Alman lisesinden ayrilarak, haydarpasa lisesine ve en sonunda vefa lisesine kaydoldu.

 

 

Bu lisede konser verme ve gelirlerini okula birakma karsiliginda diploma aldiginida cekinmeden söyler Erkin Baba.


Konserlerinde Dönemin popüler ingilizce parcalarini söyleyen Erkin Koray, bir yandanda niye Türkce diye kafa patlatiyordu.

 

1962 yilina gelindiginde tarih, Erkin Koray in ilk plagina sahit oluyordu: Bir Eylül Aksami / Its So Long.

 

1963 baharinda askere giden Koray, 1965 yilinda askerligini Hava Kuvvetleri Caz Orkestrasinda gitarist olarak tamamladi.

 

1966 yilinda hem cikardigi EP ile hemde katildigi Hürriyet Altin Mikrofon yarismasindaki basarisizlik, Erkin Koray a bir süre plak yapmama karari aldirdi.

 

Fakat verdigi konserlerde Istanbul Plak yetkililerinin dikkatini ceken Koray, zoraki bir sekilde stüdyoya sokulur ve Kizlarida Alin Askere ortaya cikar. Istanbul Plak la bu basarili ortaklik 1973 yilina kadar devam eder. 1973 de kendisinden izinsiz olarak toplama bir LP cikaran sirketten ayrilir ve Dogan Plak a gecer.

 

1974 yilina Müge hanimla evlenerek giren Erkin Baba, ayni yil Saskin ve Feshupanallah isimli 45 likleri ve Elektronik Türküler isimli albümüyle Türkiye müzik piyasasini kasip kavurdu.

 

1975 yili Avrupa da albüm cikarma ugraslarina ayrildi. My Delight/Blonde Man isimli parcalar Avrupa da piyasaya sunulmak icin hazirlandi. Fakat Koray'in nice Avrupa cikartmasi gibi buda sonuclanmadi.

 

 

1977 yilinda Erkin Koray Tutkusu isimli harika albümü piyasaya ciktiktan sonra, Türkiye müzik piyasasinin korsan kasetler sebebiyle kemirilmesi, grup müzik anlayisinin kaybolmasi vb. sebeblerden dolayi, esindende ayrilarak Türkiye den ayrilma karari aldi.

 

5 senelik Almanya macerasindan sonra 1982 yilinda Türkiye de "Benden Sana" isimli albümüyle yeniden merhaba dedi.

 

Ama Türkiye müzik piyasasinda degismeyen durum, ülkeden ayrilmasina sebebiyet verdi. Bu defa yolu Kanada ya düstü. Burada ikinci evliligini gerceklestirdi. 1983 yilinda "Illa ki" albümü calismalari sirasinda beyin kanamasi gecirdi. Almanya nin Köln kentinde tedavisi sürerken yayinlanan albüm, oldukca genis ilgi gördü. Hatta uzun zamandir görünüp duyulmadigi TRT den bile teklifler almisti.

 

1985 yilinda icinde Erkin Koray in 80 li yillardaki en büyük hiti denebilecek "Cöpcüleri" barindiran "Ceylan" albümü cikti.

 

"Illaki" albümünden sonra tam bir hayal kirikligi olan albüm, yinede cöpcüler sayesinde ayakta kalabildi.

 

1986 yilinda "Gaddar" albümü icin hazirlanmaya baslayan Koray, "Ceylan" albümünün yeterli maddi imkanlari saglayamamis olmasi yüzünden, bir Pizzacida piyano esliginde sarki söylemeye baslamisti.

 

Bir zamanlar listelerden inmeyen, Türk Rock Müziginin Krali olarak adlandirilan Koray'in müzige olan askini sizlerin takdirine birakiyorum.

 

1987 yilinda ekonomik acidan kendini rahatlatmak amaciyla, taverna tarzinda  "Cukulatam Benim" isimli bir albüm yayinladi. Albümde "Saskin", "Sana bir seyler Olmus" gibi eski parcalarin yanisira, "birgecede" üretilmis hissi veren parcalar yer aliyordu.

 

Bu durumun sebepleri Türkiye nin ve müzik piyasasinin icinde bulundugu darbogazdi. Rock Müzigi öldü denebilecek bir hal almis, ülkede bir arabesk firtinasi esiyordu. Köyden kente göc artmis, herkes "ekmek" derdindeydi.

 

Ama 1989 yilindaki "Hay Yam Yam Cukulatam Benim" albümün üstüne ilac gibiydi. Hay Yam Yam, Hayat Katari gibi parcalarin yer aldigi albümün ardindan, yine "ici gecmis" bir albüm olan Tamam Artik piyasaya verildi. Bir cok eski parcasini yeniden yorumlayan Koray, yinede bu albümde bir saheser yaratmayi basarmisti.

 

Cetin Akdeniz  ve Erkin Koray in, Baglama - Elektrogitar diyaloglarindan olusan Cetin Ceviz albümü sona erdiriyordu.

 

1991 yilinda Gülhane de Korg uyla verdigi konser, Tek Basina Konser adi altinda piyasa sürüldü. Bundan sonra 5 yillik bir suskunluk dönemi girdi. Kanada li esinden olan kizi Damlayla ilgilenen Koray, Egitimin Sistemi hakkindaki görüsleri yüzünden, kizinin egitimini kendi üstlenmisti. 1996 yilinda Ahmet Güvenc ve Asim Ekren le kaydedilen Gün Ola Harman Ola yayinlandi.

 

Akrebin Gözleri, Öfke gibi parcalariyla Rock dinleyecilerine derin bir oh cektiren Erkin Baba, 1999 yilinda "Devlerin Nefesi" isimli albümüyle 2000 yilina girecegimiz su günlerde, hep bizimle beraber olacagini bir kez daha gösterdi.

 

Gökhan Aya-Münir Tireli - Bir Erkin Koray Kitabi isimli calismadan esinlenerek yazilmistir.

 

= =alıntıdır= =

Yorum (yok) Yorum yaz!

YAHYA KEMAL BEYATLI

 

 

 

 

Yahya Kemal Beyatlı 1884 yılında Üsküp'te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmed Agâh olan Beyatlı ilköğrenimini Üsküp'te gördükten sonra İstanbul Vefa Lisesinde okudu. Buradan mezun olduktan sonra Sultan II.Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e kaçtı. Fransa'da Siyasal Bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kaldı ve düşüncelerinde değişmeler olmaya başladı. Fransa'da dokuz yıl kaldı.Bu süre içerisinde Fransız edebiyatını ve edebiyatçılarını yakından tanıma imkânı buldu ve onlardan etkilendi. Doğu Dilleri Okulu'na devam eden Beyatlı Arapça ve Farsça'sını geliştirdi, Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. 1913 yılında İstanbul'a döndü ve Darüşşafaka, Medresetü'l-Vâizin ve Darülfünûn'da Tarih ve Edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı'na katıldı. 1923'te Urfa milletvekili seçilen yazar çeşitli ülkelerde diplomatik görevler alarak Türkiye'yi temsil etti. Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul milletvekilliği yaptı ve 1949'da Pakistan büyükelçiliği görevinde iken emekli olarak yurda döndü. Aruzla yazan Beyatlı Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden ve en büyük temsilcilerinden biridir.Kendine özgü bir tarzı olan yazar milli ve manevi değerlere bağlı kaldı. Hastalığının tedavisi için Paris'e giden Beyatlı bir yıl sonra hayatını kaybetti.

Yazarın eserleri şunlardır: Şiirleri; Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyla, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş, Bitmemiş Şiirler.Fikir ve Hatıra Kitapları;Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasi Hikayeler, Siyasi ve Edebi Portreler, Edebiyata Dair, Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım, Tarih Muhasebeleri, Mektuplar-Makaleler


Yorum (yok) Yorum yaz!

ADNAN ADIVAR

 

 

Adnan Adıvar 1881 yılında dünyaya geldi.1905'te Tıbbiye'yi bitirdikten sonra Avrupa'ya kaçtı.Orada Berlin Tıp Fakültesi'ne iç hastalıkları asistanı oldu.1908'den sonra İstanbul'a dönen Adıvar, Tıp Fakültesi'ne profesör, mütareke yıllarında Osmanlı Meclis-i Mebusan'ına İstanbul mebusu oldu. İstanbul'un işgali üzerine eşi Halide Edip Adıvar ile Anadolu'ya geçti ve Birinci Büyük Millet Meclisi hükümetinin sağlık bakanı oldu. Son yıllarında günlük gazetelerde yazılar yazan Adıvar 1955 yılında hayatını kaybetti.

Yorum (yok) Yorum yaz!

ATİLLA İLHAN

Attila İlhan 1925 yılında İzmir?in Menemen ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi?ndeki yüksek öğrenimini yarıda bırakarak gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara?da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi. Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.(Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950?li yıllarda Vatan Gazetesi?nde sinema eleştirileri yazdı. Senaryo yazarlığına başlayan İlhan senaryolarında Ali Kaptanoğlu adını kullandı. İlk şiiri Balıkçı Türküsü, 1941 yılında Yeni Edebiyat gazetesinde çıktı. İlk düzyazısı ise 19442te (Kültürümüz Üzerine Düşünceler) Balıkesir?de yayınlanan Türk Dili Gazetesi?nde yayımlandı. Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması?nda ikincilik almasıyla tanındı. Son olarak Cumhuriyet Gazetesi'nde yazan ve bir televizyon kanalında da program yapan İlhan 2005 Ekim ayında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

Yorum (yok) Yorum yaz!